Matematik Bölümünden Ebeveynlere “MATEMATİĞİ SEVMEK İLK AİLEDE BAŞLAR” Konulu Mesajı…
Eklenme Tarihi: 18 Ekim 2019, 10:10
Son Güncelleme Tarihi:30 Temmuz 2021, 09:59

MATEMATİĞİ SEVMEK İLK AİLEDE BAŞLAR…

Çocuklarına matematiği sevdirmek çoğu aile için zor bir süreçtir. Bu oldukça doğaldır. Çünkü matematik, çok fazla beyin gücü gerektiren bir yetenektir. Bu durum  çocuklar tarafından zor bir iş olarak algılanabilir…

Matematik, dünyanın ve yaşamın anlaşılması, fikirler üretilmesinde yardımcı bir elemandır. Daha da açık söyleyecek olursak, tüm bilim dallarının anasıdır diyebiliriz. Günümüzde eğitimle ilgili yapılan reform çalışmalarında ele alınan en önemli hedeflerden biri, öğrencilerin matematiği anlayarak öğrenmelerine yardımcı olabilecek bir sistem oluşturulmasını sağlamaktır.

Matematik öğretiminde ilk ilke “sevmek”tir. Matematiği sevmek, matematik öğretiminin ilacıdır diyebiliriz. Aileler genellikle çocukken formüllerle, sembollerle ve denklemlerle yaşadıkları zorlukları iyi bildikleri için çocuklarına matematiğin zor ve karmaşık olduğunu söylemeye yatkın oluyorlar. Aslında en büyük hata bu noktada başlıyor. Sonuç olarak matematiğin zor olduğu düşüncesi, çocukların aklına yerleşiyor ve onlarda matematiği akademik hayatlarında karşılaşmak zorunda kaldıkları korkunç bir canavar olarak görmelerine sebep olabilmektedir.

Ben bu yazıda, daha çok ailelere seslenmek istiyorum. Ancak bir miktar matematik eğitimcilerine ve eğitim sistemine değinmek istiyorum. Matematiği sevdirmek ilk ailede başlar dedikten sonra 2. görev matematik eğitimcilerine düşmektedir. Yaptığımız birçok araştırma çalışmalarında, öğrencilerin matematik eğitimcilerinin pozitif olmaları, baskıcı olmamaları, matematiği basitten karmaşığa öğretmelerini istemektedirler.Matematiğin bol etkinliklerle, uygulamalı çalışmalarla desteklenmesini dile getiriyorlar. Yukarıda saydığımız durumların olmaması durumunda matematik kaygısı başlıyor. Matematik kaygısı varsa, daha da artıyor ve hayat boyu bireyin yaşamını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Eğitim sisteminde ne yazık ki öğretmen merkezli yaklaşım sık sık önümüze çıkmaktadır. Eğitim kurumları mutlaka matematik eğitimi-öğretimini güçlendirmek için “materyal geliştirme” çalışmalarını hızlandırması gerekmektedir. Çünkü bizler “z kuşağı” olarak adlandırdığımız şimdiki nesil, teknolojinin içinde doğmuş çocuklarımızı sadece kitap-defter, kalem-kağıt ile matematik öğretimi sunmamız mümkün değildir!Matematik öğretimini, matematik eğitim yazılımları ve materyallerle (somut modellerle) daha eğlenceli, daha anlaşılır ve akılda kalıcı hale getirmek mümkündür.

Ailelerimize seslenirken şunları dile getirmek istiyorum:

Çocuklarımıza matematiği sevdirmemiz mümkündür. Öncelikle buna inanmamız gerekiyor. İnanmakla, yarı yarıya başarmış oluyoruz. Bunların çözüm yolları mevcuttur. Çünkü matematik eğitiminin amaçlarından biri, çocukların günlük hayattaki problemlerini çözmelerine yardımcı olmasıdır. Aileler çocuklarıyla zaman geçirirken, oyun oynarken matematiksel cümleler kurarak veya matematiksel oyunlar oynayarak matematiği eğlenceli hale getirebilirler. Birlikte market alış-verişini yaparken çocuğunuzla akıldan hessaplamalar yaparak onu günlük hayat matematik problemlerine hazırlayabilirsiniz. Birlikte satranç oynayabilir, akıl yürütme becerilerinin gelişmesine katkı koyabilirsiniz. Birlikte Monopoly oynayabilirsiniz, sudoku çözebilirsiniz. Matematik test yaprakları alarak, özellikle tatillerde öğrenilen bilgiyi pekiştirmek adına birlikte çözebilirsiniz. Evde somut modellere örnek olarak mevcut eşyalarla (küp şeker, zar, top, zeka küpü, kibrit kutusu, vb.) geometrik şekil ve cisimlerin neler olduğunu hatırlatabilirsiniz. Basit akıl yürütme gerektiren dört işlem problemlerini sözlü sorabilirsiniz. Tangram seti alıp birlikte oynayabilirsiniz. Oyun hamurları ile geometrik şekilleri dizayn edebilirsiniz. Tablet veya bilgisayar ortamında, bilgisayar destekli matematik öğretimi yazılımlarını birlikte oynayabilirsiniz. Doğadaki taşları, mevsim yapraklarını, sebze-meyveleri toplayarak ritmik sayma yapabilirsiniz. İnanın ki bu aktivitelerle çocuğunuza hem matematiği sevdirmiş hem de aranızdaki iletişimi güçlendirmiş olursunuz.  Ailelerin çocuğuna kendisini sevdirmeyi başardığı gibi, matematiği sevdirmesi de mümkün. Herşey inanmakla başlar…

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ

FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ

MATEMATİK BÖLÜMÜ & MATEMATİK EĞİTİMİ ANA BİLİM DALI

ÖĞRETİM ÜYESİ

YRD. DOÇ. DR. MERYEM GÜLYAZ CUMHUR